Çocuğum Tablete Esir Oldu

Çocuğum Tablete Esir Oldu

Bağımlılık dediğimiz zaman akla ilk gelen kişinin kontrolünü tamamen kaybetmesi ve onsuz bir yaşam sürdürememesidir. Peki bağımlılık sadece yetişkinler için midir? Hayır çocuklarda da artık bağımlılık vardır. Aslında günümüz dünyasına baktığımızda yeni nesil öyle bir tehlikeyle geliyor ki... Ellerinden tableti düşürmeyen, yemek yerken bile tabletle oynayan, arkadaşlık ilişkisi kurmayan sadece kendi sanal dünyasında yaşayan bir nesille karşı karşıyayız. Peki bu ne kadar doğrudur? Anne ve babaların üzerine düşen görevler nelerdir?

Birçok aileye göre çocuğum erkenden teknoloji ile tanışsın algısı vardır. Baktığımız zaman teknoloji doğru kullanılmadığı zaman yararları hiç de beklenildiği gibi değildir. Birçok çocuk yaşıtlarına göre geç konuşmakta, sosyalleşememekte ve akran ilişkisi kuramamaktadır. Çocuğun zihinsel, duygusal ve fiziksel olarak gelişebilmesi için soru sormaya, modelleme yapmaya, deneyimlemeye, keşfetmeye, hareket etmeye ihtiyacı vardır. Tüm bu ihtiyaçlarını sanal alemde gideren çocuklar gerçek dünyada gelişim evrelerini sağlıklı bir biçimde tamamlamakta güçlük çekmektedir. Ekran bağımlılığının ileri ki yaşlarda anksiyete bozukluğu, duygudurum bozukluğu, sosyal fobi, dikkat eksikliği ve hiperaktivite gibi rahatsızlıklara da yol açtığı görülmektedir.

Çocukların ekran bağımlılığını önlemek için aileler çocukların gelişimlerini ön planda tutmalı ve çocuk eğitimi konusunda kendilerini geliştirmelidir. Aileler çocuklarını belli bir yaşa kadar tablet ve telefonla tanıştırmamalı, birlikte vakit geçirmeli ve istikrarlı olmalıdır. Çocuğa 3 yaşından itibaren aile kontrolünde ve zaman kısıtlamalı olarak tablet verilebilir. Çocuğun tabletle ilk tanışması eğitsel ve bilimsel içerikli programlarla olmalıdır ki zihinsel süreçlerinin gelişmesinde katkı sağlayabilsin. Burada ki önemli nokta sürenin kısa tutulmasıdır. Tabletle tanışan bir çocuğa en başından kurallar koyulursa ve zaman kısıtlaması yapılırsa önemli oranda tablet bağımlılığının önüne geçilebilir. Süreyi uzatmakta ısrarcı ve tutturmacı tutum sergileyen çocuğun karşısında aile net olmalı ve taviz vermemelidir. Taviz tavizi doğurabilir ve kısa sürede tüm kontrol çocuğun eline geçebilir. Ailenin sabırlı, net ve istikrarlı tutumu karşısında çocuğun inadı kırılacaktır.